DOĞADA ALTIN MADENİ

DOĞADA ALTIN MADENİ

 
       

      Altın yeryüzünde serpilmiş ve kayaları oluşturan minerallere karışmış olarak bulunmaktadır. Volkanik kuarsların içinde, nehirlerin kumlu yataklarında, okyanus diplerinde, toz ve parçalar halinde altın bulunmaktadır. Yerkabuğunda en az bulunan elementlerden olan altın günümüzde en yoğun olarak okyanusların altında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak günümüz teknolojisiyle bu altına ulaşmak mümkün değildir. Altın çok iyi bir iletken maddedir. Ayrıca hava ve su ile herhangi bir reaksiyona girmez, etkilenmez. Ayrıca yumuşak bir maden olan altın kolay işlenebilme özelliğindedir. Tüm bu niteliklerinden dolayı altın kuyum sektöründe kullanıldığı gibi elektronik, sağlık, uzay sanayinde kullanılmaktadır.
     Altın madeni doğada kümeler halinde yer alır. Maden yatakları olarak ulaşılabilen altın madenleri birincil ve ikincil maden yatakları olarak ayrılmaktadır. Birincil maden yatakları metal oluşumuna yol açan hidrotermal likitler ile kayaların kimyasal reaksiyonları sonucu ortaya çıkan altının yer aldığı bölgelerdedir. Kuars kayalarda yarıklar ve faylarda damarlar halinde görülür. Sıcak su kaynakları volkanik yerler bu bölgeler arasında sayılabilir. Bu bölgelerdeki sıcaklık etkisiyle eriyen altın soğuduğunda diğer metallerle birleşerek altın madenini oluşturmaktadır. İkincil maden yatakları ise tam bu kademede şekillenir. Altın kaya yüzeyinde direnç gösterir erozyon ve aşınma ile yüzeye çıkar. Altınla karışık alüvyon nehirlerle taşınarak dağlardan dere yataklarına iner.  Bunun sonucunda nehir yataklarında nehirlerle taşınan altın madeni biçimlenir. Nehir yataklarında küçüklü büyüklü parçalar halinde altın bulmak mümkün olur. Altın sudan ve kumdan ağır olduğundan dolayı nehir diplerine çöker. Nehirlerde kayaların civarında, şelale tabanlarında veya nehirlerin yavaş aktığı bölgelerde toplanır.
    Nehir yataklarındaki yani alüvyonlarda bulunan altın kayalardaki altına göre daha kolay çıkarılmaktadır. Nehirlerde kumlu su süzülerek altına ulaşılırken kayalardaki altına kayalar kırılarak ulaşılır.
   Tarih boyunca altın insanların vazgeçemediği bir değer olmuştur. Altının diğer madenlerden daha üstün olmasının nedenleri vardır. Altın hiçbir doğa koşulundan etkilenmeyen bir madendir. Altın diğer metaller gibi başka elementlerle birleşmiş olarak değil tek başına doğada yer alır. Her zaman parlaklığını ve sarı rengini korur. Oksitlenme yapmaz. Sadece klor ve brom ile tepkimeye giren altın civada çözünmektedir. Ateşle arıtılabilen bir metaldir. Ateşte eritilerek ayrıştırılabilir veya içine farklı metaller eklenebilir. Altın yumuşak bir maden olduğundan sertliğini arttırmak için içine bakır eklenir. Ayrıca altına gümüş, nikel veya platin de karıştırılarak kullanılmaktadır. Amerika’da 1852-1897 yılları arasında altına arayıcılığına ilgi artmış ama insanların bir kısmı hayal kırıklığına uğramıştır. Avustralya’da da 1872’lerde büyük külçeler bulunmuştur. Batı Avustralya’da ve Güney Afrika’da kuars kayalarda altın damarları bulunmuştur. Güney Afrika, Rusya, Kanada ve Amerika dünyadaki büyük altın üreticilerindendir.     .


Sizde Düşüncelerinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>