KUYUMCULUK TARİHİ

KUYUMCULUK TARİHİ

 
           

         Takı, süslenme, güzelleşme insanların tarih boyunca vazgeçemediği ve üstüne düşündüğü, farklı teknikler geliştirdiği bir alan olmuştur. Takıp takıştırarak güzelleşme tarihi çok eski çağlara kadar gider. O çağlardan günümüze çeşitli takılar ve süs malzemeleri kalmıştır. Özellikle bu malzemelerde altın kullanımı değerli bir metal olduğundan ve zenginlik sembolü olduğundan her zaman en başta gelmiştir. Eski çağlardan beri pek de bir şey değişmemiş altın hala günümüzde takı malzemesi olarak popülerliğini ve değerini korumaktadır.
    Takının tarihini uzmanlar çok eskilere M.Ö. 4. Binyılın sonlarına kadar götürmektedir. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu’da başladığı tahmin edilmektedir. O dönemlere ve kültürlere ait takıların ince bir işçilikle yapıldığı dikkatleri çekmektedir. Takılardaki ince işçilik o dönemlerde belli tekniklerin ve yöntemlerin bilindiği ve uygulandığını bize göstermektedir. Altının yumuşak ve işlenmeye müsait bir metal olmasının da burada önemli bir rolü vardır. Eski çağlardan beri bilinen varaklama tekniği ustalar tarafından uygulanıyordu. Altın plakalar zar gibi inceltilerek çeşitli malzemeler varakla kaplanıyordu. Bu yöntemin eski çağlarda Mısırlılar, Çinliler ve Yunanlılar tarafından uygulandığı bilinmektedir. Eski çağlarda altın çeşitli aletler oyularak veya işlenerek biçim verildiği gibi varak kaplama tekniği ile de çeşitli eşyalar yapılmaktaydı. Bu takılar ve eşyalardan bir kısmı günümüze kadar gelmiştir. Takı olarak kolyeler, küpeler ve özellikle bilezikler, eşya olarak da çeşitli kaplar bilinmektedir. Uşak’da bulunan Lydia Hazinesi ya da daha bilinen adıyla Karun Hazinesi bize Anadolu’daki kuyumculukla ilgili çeşitli bilgiler vermektedir. Bu hazinede kuyumculukta kullanılan üfleme boruları ve kalıplar bulunmuştur. Altın takı ve heykel yapmakta kullanılan bronz üfleme boruları ve bronz kalıplar kuyumculukta kullanılan aletler olup o dönemlerde bile belli bir tekniğin bilindiğini kanıtlar.
    Takı yüzyıllar boyunca süslemenin yanı sıra duygu ve düşüncelerin sembolü, bir statü göstergesi olarak kullanılmıştır. Osmanlı da kuyumculuk sanatı geniş ve önem verilen bir alan sanat olmuştur. Osmanlı döneminde altın ve değerli taşların bir arada kullanıldığı ve çeşitli farklı tekniklerin kullanıldığı arlın eşya ve takılar ön plana çıkmıştır. Kuyum işçiliği ve teknikler konusunda etkileyici güzellikte eserler veren Osmanlı kuyumculuğu bu sanatı en üst noktaya ulaştırmıştır. Orta Asya Türk bozkır kültüründen doğan ve gelişerek ilerleyen kıymetli maden işleme sanatı Osmanlı döneminde doruk noktaya ulaşmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda bulunan çeşitli kültürlerden gelen kuyum ustalarıyla kakma, çalma, oyma, telkari, hasır, mıhlama gibi teknikler gelişmiş ve mücevher ve eşyaların yapımında kullanılmıştır.
    Günümüzde artık dünyada kuyumculuk sektöründe yeni teknolojiler kullanılsa da yaratıcılık ve el işçiliği her zaman ön planda olacaktır. Kuyumculuk alanında Türkiye önde gelen ülkelerden biridir. Altın işlemecilik sanatı gelişmiş ve dünyada takip edilen bir ülkedir.


Sizde Düşüncelerinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>